Üye Girişi

Yoga Nedir ?

Yoga; beş bin yıldan uzun bir süreyi kapsayan ve kökleri Hindistan'da olmakla beraber günümüzde tüm dünya tarafından büyük bir ilgi gören, din olmaktan uzak fiziksel, zihinsel ve ruhsal çalışmalar içeren bir yoldur. Bu kadim ülkede var olan çeşitli kültürlerin içinde yoga farklı formlar almıştır.

Yoganın dört ana okulu vardır.

Raja Yoga: Fiziksel duruşları, nefes tekniklerini ve meditasyonu içeren bir daldır.Raja Yoga’ da istenen, fiziksel ve mental disipline, zihin potansiyelinin konsantrasyon ve meditasyon yolu ile deney üstüne ulaşmak ve disipline olmaktır. Klasik Yoga olarak da adlandırılır. (Hatha Yoga olarak adlandırılan fiziksel duruşlar ve nefes tekniklerinin uygulandığı okul Raja Yoga’nın bir alt koludur.)

Karma Yoga: Karma Yoga "eylem veya çalışma yolu ile aydınlanış" olarak tanımlanır. Gerçek kimliğimizi saklayan eylemlerdeki tabii ihtiraslarımızı azaltmayı amaç edinir. Herkese ve her şeye bencil olmayan bir tavırla hizmet etmek ve böylece ruhsal hürriyete kavuşmak Karma Yoga’nın esasıdır. Daha çok dost canlısı kişiler tarafından bu yol tercih edilir. Çünkü bu yoldaki kişiler, kalplerini saflaştırmayı, eylemlerinin sonuçlarını düşünmemeyi ve böylelikle tüm davranışlarının bencillikten uzak olmasını öğrenirler.  

Bhakti Yoga: Varlığın, yaratanın bir enstrumanı olduğunu kabul ederek sevgi ve tam bir teslim oluşla tüm yaratılmışlarda mevcut olan ilahi orijine yol almaktır. Daha çok duygusal yanı ağır basan kişiler tarafından tercih edilir. Bhakti Yogi sevgi enerjisinden güç alır.

Jnana Yoga: Bilgi yoludur; en zor yol olarak bilinir. Çok büyük bir istek ve zeka gerektirdiğinden bu yola girmeden önce öğrenci (genel bir prensip olarak) diğer yollardan geçmelidir. Burada öğrenci, Vedanta felsefesinde yer alan "birlik" öğretisini deneyimlemeyi hedefler. Gerçeğin gerçek olmayandan, dünyevi zevklerin gerçek mutluluktan bilgi yolu ile ayırt edilmesi kişinin tam bir şuurluluk ve idrak ile bilgiye yönelmesidir.

Tüm yoga yollarının altında yatan anlayış insanoğlunun sadece bir fizik beden olmadığıdır ve  yoga disiplini aracılığıyla daha fazlasını keşfetme olasılığıdır.

Yogaya göre kim olduğumuz, özbenliğin aşkın doğasında  sonsuz ve kutsanmış olanda saklıdır.

Yoga Batı’ya  büyük ölçüde 1893’de Swami Vivekananda’nın çalışmalarıyla girmiştir. Bu tarihten itibaren yoga önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Yoga; yogayı Hintli gurulardan değil de batılı meslektaşlarından öğrenmiş Batılı  eğitmenlerin elinde  ülkelerindeki kadın ve erkeklerin özel ihtiyaçlarına göre uyarlanmıştır. Böylece yoga, katı bir ruhsal disiplinden bir fitness sistemine indirgenmiştir. Ancak, yoganın geleneksel öğretisini aktaran gurular silsilesi değişen yoğunlukta  var olmaya devam etmiştir.

Amerika ve Avrupa’da yogayı yayan gurular arasında  Swami Rama Tirtha, Paramahansa Yogananda, Swami Muktananda, Maharishi Mahesh Yogi, Swami Satyananda Saraswati, Swami Rama, Swami Venkatesananda, Shrila Prabhupada, Bhagwan Rajneesh (Osho), Swami Vishnudevananda, Swami Jyotirmayananda, Sri Chinmoy, B.K.S  Iyengar ve anti guru guru Jiddu Krishnamurti vardır.

Swami Vivekananda’nın Amerika ve Avrupa’daki başarılı çalışmalarından bir yüzyıl sonra Yoga hareketi batıda 20 milyon insana ulaşmıştır. Öğrencilerin büyük çoğunluğu  bir ya da daha fazla Batılılaşmış Hatha Yoga sistemini çalışanlardan oluşmakta, küçük bir azınlık ise  yogayı ruhsal bir disiplin olarak çalışmaktadır. Batılılaşmış yoga hareketinin tıkanıklıkları ne olursa olsun, özellikle 1960 yılından sonra hızla yayılmaya devam etmiştir. Bu durum, sadece İkinci Dünya Savaşı sonrası kuşağının alternatif sağlık, ruhsal ve ahlaki arayışlarının bir sonucu değil,  aynı zamanda farklı etkenlerin bir araya gelmesinin de sonucudur. Batılılaşmış yoga hareketinin Batılılar için cazibesini koruması yoganın bütünlüğünü ve otantikliğini korumasına bağlıdır. Sadece modern bilimin ışığında değil, aynı zamanda geleneksel olarak kök saldığı  kadim ruhsal öğretileri koruduğu ölçüde insanlığın yararına olacaktır.